Baba,
Sana bir yıl
önce bir mektup yazmış, kendi gözümden, senin, benim ve bizim hakkımızda
gördüklerimi anlatmaya çalışmıştım. Bugün o mektubu okuduğumda
hissettiklerim çok da farklı değil. Ama sana, özellikle şu son bir ayda,
farklı bir gözle bakma fırsatı buldum ve sanırım o mektuba eklemek
istediğim bir şeylerim var.
İnsanlar
seni gerçekten çok çok seviyor. Bana son bir ayın ve hatta seninle
bütün bir yaşantının öğrettiği bu. Senin bir siyasi görüşün, kendince
doğruların, yanlışların vardı. Ama ne yaptıysan, herkes seni olduğun
halinle sevdi.
Sen ameliyattayken telefonlarımız susmadı. Sonrasında da ziyaretçilerin, arayanların, soranların önünü alamadık.
Bugün
Uşak'taki Müfettiş arkadaşımın babası, Nuri Amca aradı, seni sordu.
Seni hiç görmemişti, seninle hiç konuşmamıştı. Ameliyatı duyup geçmiş
olsun demek için aramıştı. Tıpkı seni görmediği halde beni arayan
onlarca arkadaşım gibi...
Bir yıl önce de yazdığım gibi ben aynaya baktığımda kendimde senden, ailemizden çok şey görüyorum. Senin gibi bir babaya, böyle bir aileye sahip olduğum için ne kadar şükretsem, minnet duysam az.
Yine çok karışık yazdım, saat de çok geç oldu. Hasta yatağında okur, tebessüm edersin diye düşündüm.
Esin'in de çok selamı var. Ellerinizden öpüyoruz.
Oğlun